Tahmini okuma süresi: 3 dakika
  • Gram negatif, eğik, mikroaerofilik bakterilerdir.(Bkz; Helicobacter)(Bkz; pylori)
  • talepleri fazla ve yavaş büyür.
  • Üreaz aktivitesi vardır.

Tarih

Barry J. Marshall ve Robin Warren 1984 yılında Lancet’te mide ülseri olan 22 hastanın %77’sinde ve duodenal ülseri olan 13 hastanın %100’ünde kıvrımlı bakterilerin varlığını rapor etmiştir. İlk 34 vakada, muhtemelen kültürler çok erken atıldığı için spiral bakteri ürememiştir; 1982 Paskalya hafta sonunda, daha uzun süreli bir kültürde organizma üremiştir. Ribozomal dizilimin Camplyobacter’den farklı olduğunu göstermesinin ardından 1989 yılında organizma Helicobacter pylori olarak yeniden adlandırılmıştır.

Marshall bir hayvan modeli geliştirmekte başarısız olunca kendi üzerinde deney yapmaya karar verdi. 1984 yılında, normal bir mide mukozası gösteren bir başlangıç endoskopisinin ardından, bir organizma kültürü içti. Üç gün sonra mide bulantısı ve aklorhidri gelişti. Kusma meydana geldi ve 8. günde tekrarlanan endoskopi ve biyopsi belirgin gastrit ve pozitif H. pylori kültürü gösterdi. 14. günde üçüncü bir endoskopi yapıldı ve ardından antibiyotik ve bizmut tedavisine başlandı. Hasta derhal iyileşmiş ve böylece Koch’un H. pylori’nin gastritteki rolüne ilişkin önermeleri yerine getirilmiştir.

1984 yılının sonlarında Marshall, antibiyotiklerin duodenal ülseri tedavi edip edemeyeceğini belirlemek amacıyla ileriye dönük çift kör bir çalışma yürütmek için Avustralya Tıbbi Araştırma Konseyi’nden fon aldı. Fremantle’dan Royal Perth Hastanesi’ne taşındı çünkü deneme için daha fazla hasta mevcut olacaktı. Daha sonra Warren ile tekrar yakın çalışmaya başladı; Marshall Fremantle Hastanesi’ndeyken sadece periyodik olarak görüşüyorlardı.

Marshall, mide bakterilerini tedavi etmek için bizmut ve antibiyotik kullanarak yaptığı tedavi çalışmalarının çoğunun patentini alan Procter & Gamble, Co. (P&G) ile temasa geçti. P&G, Charlottesville’deki Virginia Üniversitesi’nde bir laboratuvar kurdu ve Marshall ile ailesi araştırmalarını sürdürebilmek için buraya taşındı. 1994 yılında, Ulusal Sağlık Enstitüleri Washington DC’de bir konsensüs toplantısı düzenledi ve bu toplantı, mide ve duodenum ülserlerinin tedavisinin anahtarının H. pylori’nin tespit edilmesi ve yok edilmesi olduğu yönünde bir bildiri ile sona erdi. 1994 yılında izne ayrıldı ve nefes testinin Gıda ve İlaç İdaresi tarafından onaylanması için çalıştı. Batı Avustralya Üniversitesi’nde bir laboratuvarı finanse eden McFarlane Burnet Bursu’nu kazandığı 1996 yılında ailesiyle birlikte Perth’e döndü. Perth’de yaşamaya ve Sir Charles Gairdner Hastanesi’nin gastroenteroloji bölümünde hasta baktığı Üniversite’de çalışmaya devam etmektedir.

1995’te Lasker Ödülü’nün ve 1999’da Benjamin Franklin madalyasının sahibi olmuştur. Nobel Tıp veya Fizyoloji Ödülünü 2005 yılında J. Robin Warren ile paylaşmıştır. Solomon Adaları tarafından 2014 yılında basılan ve penisilini keşfeden Alexander Fleming’in de resmedildiği bir pulla onurlandırılmıştır.

Patogenez

  • Kolonileşir ve hareketlidir.
  • VacA-sitotoksin ve Cag patojen adaları dokuya zarar verir ve iltihap oluşmasını tetikler. Cag proteini hücreye enjekte edilir ve hücre sinyal yolunu değiştirerek, malign değişim geçirtir.
  • Fosfolipaz üretir.
  • oto-antikorlar Parietal hücrelere karşı olmasına neden olur.
  • Enfekte olanların %50’si atropik Gastritis, %10’unda peptik ulkus,  %1-2’sinde mide kanseri gözlemlenir.

Epidemiyoloji

  • Enfeksiyon kaynağı sadece insandır.
  • Hastalığın aktarımı; fekal-oral veya oral-oral’dır.
  • Dünya nüfusunun yarası enfekte olmuş durumdadır. Hastalık sosyo-ekonomik seviyeyle yakın ilişki içindedir. Endüstri ülkelerinde yaşlı insanların 10-30%’una bulaşmıştır. 3. dünya ülkelerinde, halkın %80’ine bulaşmıştır.
  • Çoğu zaman enfeksiyon hayat boyu direnç sağlayarak vücutta kalır.

Klinik

  • Peptik ulkus; obligat
  • fonksiyonel dyspepsia; hastanın şikayeti vardır, fakat ulkusu yoktur. Sadece %5-10’unun belirtileri sürekli iyileşme gözlemlenir.
  • B hücreleri lenfoması- MALT tipi
  • Mide kanserini önlemek için, erkenden muayene olup erkenden bölgeden örnek alınıp incelenmeli, aile anamnezi yapılmalıdır.
  • Belirtisiz bireylerde ise Non-steroidal anti-inflamatuar ilaçlar ile tedavi edilebilir.

Laboratuvar teşhisi

  • üreaz testi
  • Histoloji
  • Kültür
  • nefes testi
  • Seroloji
  • Dışkı antijen Testi

Tedavi

H. pylori için üçlü antibiyotik tedavisi nedir?

H. pylori enfeksiyonunun ilk basamak tedavisi olarak standart üçlü tedavi proton pompa inhibitörleri (PPI), klaritromisin ve amoksisilin veya metronidazole dayanmaktadır. Terapötik süre 7 gün ile 2 hafta arasında değişmektedir. Bunlar arasında 7 günlük PPI bazlı üçlü tedavi yaygın olarak kabul görmekte ve uygulanmaktadır.

Facebook Yorumları