Tahmini okuma süresi: 2 dakika

Austin’de bulunan Texas Üniversitesi’nden bir grup psikolog tarafından yapılan araştırma, erkeklerin kadınların bel kıvrımlarına yönelik tercihlerinden doğan günümüzdeki “güzellik” standartlarının evrimsel kökenlerine ışık tutuyor.Evolution and Human Behavior dergisinde yayınlanan makalede uzmanlar, erkeklerin “teorik olarak en uyumlu omurga kıvrımı” olarak tercih ettikleri değerleri inceliyorlar. Araştırmaya göre erkekler, sırttan kalçalara doğru ortalamada 45.5 derecelik açıya sahip olan dişileri, antik zamanda bebekleri daha iyi taşıyabilecek olmaları ve birden fazla çocuk yapabilme potansiyelleriyle ilişkilendirerek seçiyorlar. Araştırmanın eş yazarlarından psikoloji profesörü Dr. David Buss şöyle söylüyor:

“Bu araştırmayla ilgili heyecan verici nokta, insan morfolojisi ile seks arasında ne kadar uyumlu bir ilişki olduğunu gösteren bir diğer bilimsel çalışma olmasıdır. Bu durumda o morfolojik özellik, bel (lumbar) eğimidir. Bu özellik, bir çeşit çekicilik standardı olarak evrimleşmiştir. Bu gerçek, güzelliğin rastgele olmadığına veya birçok ana akım sosyal bilimcinin inandığı ‘gönül kimi severse güzel odur’ şeklinde olmadığına yönelik giderek artan sayıda bilimsel veriye bir diğer eklenti ve destektir. Bunun aksine, güzelliğin tutarlı bir evrimsel adaptasyon niteliği vardır.”
 
2 aşamada gerçekleştirilen araştırmada Austin Texas Üniversitesi haricinde Bilkent Üniversitesi’nden psikolog David Lewis de yer aldı. İlk araştırma, dişilerin sırtlarındaki gerçek açıyı/eğimi etkileyen önemli bir özellik olan omurga desteğini inceledi. Araştırmada kullanılan 100 erkek denek, doğal bel eğikliği spektrumunda değişen açılarda bulunan kadın fotoğraflarını çekicilikle ilişkilendirdiler. Erkeklerin büyük bir kısmı, muhtemelen en uyumlu olarak görülen 45 derecelik açıda bel eğikliğine sahip olan dişileri çekici buldular. Bilkent Üniversitesi’nden Dr. Lewis şöyle söylüyor:
“Bu omurga yapısı, gebe dişilerin ağırlıklarını kalçalarında destekleyebilmelerini mümkün kılmaktadır. Bu kadınlar, hamilelik sırasında toplayıcılık yapmakta daha uyumlu olacaklardır ve bu işlerle uğraşırken omurga yaralanmaları yaşama ihtimalleri daha düşük olacaktır. Buna karşılık bu kadınları tercih eden erkekler de, yavrularını daha iyi taşıyabilecek ve herhangi bir yaralanma olmaksızın birçok sefer çocuk yapabilecek kadınlarla çiftleşmiş olacaktır.”
 
İkinci araştırma ise erkeklerin bu açıya sahip kadınları seçme nedeninin kalçaları daha büyük göstermesinden mi, yoksa doğrudan omurga açısının görünümünden mi kaynaklandığını ortaya çıkarmayı hedefliyordu. Bu nedenle 200 denek erkeğe, çeşitli kalça büyüklüklerine ve omurga desteğine sahip kadın fotoğrafları gösterildi. Gösterilen fotoğrafların hepsinde, dişilerin omurga eğikliği 45.5 dereceydi. Erkeklerin büyük bir kısmı, kalça büyüklüğünden bağımsız tercihlerde bulundular. Araştırmanın eş yazalarından Arlington’da bulunan Texas Üniversitesi’nden Eric Russell şöyle söylüyor:
“Bu araştırma, erkeklerin kalça büyüklüğünden ziyade omurga eğimi yönünde tercih yaptıklarını net bir şekilde göstermemizi sağladı.”
 
Dişilerdeki bu morfoloji ve erkeklerdeki bu yönde yapılan tercih ve psikoloji binlerce yılda evrimleşti ve birkaç günde yok olacak değil. Lewis sözlerini şöyle bitiriyor:
“Evrimsel baskılar ve çekicilik standartlarımız da dahil olmak üzere modern insanların psikolojisi arasındaki bu tam uyum, evrimsel yaklaşımın ne kadar faydalı olduğunu bize göstermektedir. Evrimsel analiz, sadece doğa bilimlerinde değil, sosyal bilimlerde de bilgi dağarcığımızı genişletmemizi sağlayabilmektedir.”
 
 
Kaynaklar ve İleri Okuma: 
Facebook Yorumları