kalsiferous

Sinoim: kalsiferyus, calciferous. Kalsiyum, kalsiyum karbonat ve kalsinit ile zengin veya içerene denir.  Bkz;(kalsi–ferous)

İmikimod

Sinonim: Imiquimod. Ticari ad: Aldara® Genital siğiller, aktinik keratoz ve bazalyom tedavisinde kullanılan antiviral bir ilaçtır. Bir bağışıklık düzenleyicisidir. TLR7’e bağlanarak, deride

Tıp

Arapça ṭbb kökünden gelen ṭibb طبّ  “hekimlik mesleği ve ilmi” sözcüğünden türegelmiştir. Bu Arapça kelime ise Aramice/Süryanice ṭbbā טבא  “bilgi, ilim” sözcüğünden türegelmiştir. Bu sözcük Aramice/Süryanice #ṭbb טבב  “bilme, anlama”  fiil kökünden türetilmiştir.

ubīque

Latincede ubī + -que‘nin bileşimden türemiştir. Her yerde anlamına gelir.

Lokal anestezik (LA)

Sinonim: local anesthetic (LA), Lokalanästhetikum. Vücutta hislerin beyin tarafından algılanmasını sağlayan yolları engelleyen, doğal olarak ağrıların duyulmamasını sağlayan ilaçlara denir. (Bkz; Lokal) (Bkz; an–estez–ik

Hipersensitivite pnömonisi

Sinonim: Hypersensitivity pneumonitis (HP; allergic alveolitis, bagpipe lung, extrinsic allergic alveolitis, EAA), exogen-allergische Alveolitis, Hypersensitivitätspneumonitis. Organik tozların solunması sonucu akciğerlerdeki hava keselerin iltihaplanmasını ifade eder. (Bkz; Hiper–sensitiv–ite) (Bkz;

Ekzema

Sinonim: eczema. Antik Yunancadaki ζέω (zéō, “kaynatmak, haşlamak”)’dan türeyen ζέμα (zéma, “kaynamış, özü çıkarılana dek kaynamış olan”)’nın ön ek alarak ἐκ (ek, “içinden dışarıya anlamını katan ek”) oluşturduğu ἔκζεμα (ékzema)’dan dilimize

Aktinik keratoz

Sinonim: Actinic keratosis, Solare Keratose, Lichtkeratose, aktinische Keratose. Derinin en üst tabakasında çevresi kırmızı, kepekli lezyonlar ile karakterize edilen yassı hücreli bir

aktī́s

Sinonim: ἀκτῑ́ν (aktī́n), actin-, aktin-. Antik Yunancadaki ἀκτῑ́ς  (aktī́s)’in anlamları: Işın, ışın huzmesi, (Mecazi) parlaklık, görkemli, Tekerlek parmaklığı.  

test

Latincedeki *tersa (“kuru toprak”)’nın geçmiş zamandaki ortacı olan *terstus’dan türeyen testum(“topraktan kap, topraktan tencere, topraktan kabın kapağı”), Eski Fransızcada test, teste (“bir toprak kap, özellikle içinde metallerin