Tahmini okuma süresi: 3 dakika

Sinonim: AV node, Aschoff-Tawara-Knoten, Nodus atrioventricularis 

AV Düğümünün Keşfinin Tarihçesi:

Atriyoventriküler (AV) düğümün keşfi 20. yüzyılın başlarına, özellikle de Japon bir anatomist olan Sunao Tawara’nın çalışmalarına kadar uzanmaktadır. Tawara 1906 yılında, AV düğümü de dahil olmak üzere kalbin iletim sisteminin ayrıntılı bir tanımını yaptığı “Das Reizleitungssystem des Säugetierherzens” (Memeli Kalbinin İletim Sistemi) adlı çığır açan çalışmasını yayınlamıştır.

AV Düğümün Yapısı ve İşlevi:

AV düğümü, kalbin sağ atriyumunda, atriyal septumun yakınında bulunan, özelleşmiş kalp kası hücrelerinden oluşan küçük, oval şekilli bir kütledir. Elektriksel uyarıları alıp ileterek kalbin elektriksel iletim sisteminde çok önemli bir rol oynar.

AV düğümünün birincil işlevi kulakçıklar ve karıncıklar arasında bir röle istasyonu olarak hareket etmektir. Elektriksel bir uyarı sinoatriyal (SA) düğümden kaynaklandığında, kulakçıklardan geçerek kasılmalarına ve kanı karıncıklara pompalamalarına neden olur. İmpuls daha sonra ventriküller için doğal bir pacemaker görevi gören AV düğümüne ulaşır. AV düğümü elektrik sinyalini yaklaşık 100 milisaniye yavaşlatarak ventriküllerin kasılmadan önce kanla dolması için yeterli zamanı sağlar.

AV düğümünden gelen elektriksel uyarı His demeti, demet dalları ve Purkinje lifleri boyunca devam ederek sinyali ventriküler miyokardiyuma dağıtır ve ventriküllerin kasılmasına ve vücudun geri kalanına kan pompalamasına neden olur.

  • Atriyum ve ventriküllerin kesiştiği yerde bulunan sinir düğümüdür (bkz: atriy-o-ventriküler )
  • Sinoatriyal düğümden çıkan uyarı, atriyal ileti sistemi ile av düğüme
    ulaşır.
  • Görevi, ventrikülleri atriyumlardan kaynaklanan aşırı hızdan korumak ve sistol öncesi ventriküllerin dolmasına imkan veren fizyolojik bir iletinin kontrollü iletimini (0.1 sn.) sağlamaktır.
  • Sinoatriyal düğüm yeterli uyarı üretemezse av düğüm,
    40–60 atım/dk. hızda uyarı üretebilir. 
  • İnsan kalbinin uyarı ve iletim sisteminde, en yavaş kısmıdır.

This content is available to members only. Please login or register to view this area.

This content is available to members only. Please login or register to view this area.

This content is available to members only. Please login or register to view this area.

AV Düğümünün Klinik Önemi:

AV düğümünün işlevindeki anormallikler atriyoventriküler blok (AV blok) gibi çeşitli kalp iletim bozukluklarına neden olabilir. AV blok, kulakçıklardan karıncıklara giden elektrik sinyali geciktiğinde veya bloke olduğunda ortaya çıkar ve normalden daha yavaş bir kalp hızına (bradikardi) veya düzensiz kalp ritimlerine (aritmiler) yol açar.

AV bloğun birinci dereceden (hafif) üçüncü dereceye (tam) kadar değişen üç derecesi vardır. Bazı durumlarda, semptomları yönetmek ve normal kalp fonksiyonunu sürdürmek için ilaçlar veya yapay bir kalp pili gerekli olabilir.

AV düğümü ayrıca kalp hızını kontrol etmek ve aritmiler ve anjina dahil çeşitli kardiyovasküler durumları tedavi etmek için reçete edilebilen beta blokerler ve kalsiyum kanal blokerleri gibi bazı ilaçlar için de bir hedeftir.

Özetle, AV düğümü kalbin elektriksel iletim sisteminin temel bir bileşenidir ve kulakçıklar ile karıncıklar arasındaki elektriksel uyarıların iletimini düzenlemekten sorumludur. Bu düğümün 20. yüzyılın başlarında keşfedilmesi, kalbin işlevini anlamamıza ve çeşitli kardiyak bozukluklara yönelik tedavilerin geliştirilmesine önemli katkı sağlamıştır.

Fizyoloji

  • AV düğümü kalbin ikincil uyaran merkezidir. Genellikle atriyumun miyokardından geçen depolarizasyonları alır ve bunları 60 ila 120 ms’lik bir gecikmeyle ventriküllere aktarır. Bu iletiminin süresine atriyoventriküler iletim süresi (AV süresi) denir. EKG’deki PQ süresine karşılık gelir.
  • Gecikme muhtemelen geçiş bölgesinde gerçekleşir. Atriyum ve ventriküllerin koordineli bir kasılmasını sağlamak gerekir. Atriyal sistol ventriküler sistolden biraz daha erken ortaya çıkar, bu da kalp odalarının daha iyi doldurulmasına yol açar.
  • AV düğümü ayrıca depolarize kalp kası hücrelerinin refrakter periyodu nedeniyle fizyolojik koşullar altında uyaranları belirli bir frekansın üzerine iletmeyen bir frekans filtresi görevi görür.
Facebook Yorumları