Tahmini okuma süresi: 2 dakika

Arjantin’in yüksek And Dağları’nda yapılan araştırma, arsenik isimli zehirli kimyasal direnç kazanacak ve adapte olacak şekilde evrim geçiren bir insan popülasyonunu ilk defa tespit etmeyi başardı.

Binlerce yıldır And Dağları’ndaki bazı insanlar yüksek düzeyde arseniğe maruz kalmaktadırlar. Bunun nedeni, arseniğin doğal olarak volkanik kayaçlarda üretiliyor olmasıdır. Bu kayaçlardan yeraltı sularına sızan arsenik, bölge insanları tarafından tüketilmektedir. Ancak bu bölgedeki insanlar, evrim mekanizmaları sayesinde bu zehre karşı direnç kazanmaya başladılar. Peki ama nasıl? Nasıl olur da sayısız cinayet romanının kalbinde yer alan böylesine zehirli bir kimyasala karşı direnç kazanacak şekilde evrimleşebiliriz?
Molecular Biology and Evolution isimli dergide yayımlanan araştırmada Karolinska Enstitüsü ve Uppsala Üniversitesi’nden İsveçli araştırmacılar And Dağları’ndaki bir popülasyon içerisindeki 124 kadının genomlarını analiz ettiler. Bu kadınların genlerindeki arseniğin metabolik olarak sindirilmesini sağlayan bölgeleri incelediler. Arseniğin ne kadar sindirilebildiği, idrar testleriyle de anlaşılabilmektedir.
Yapılan araştırmada, bu kadınların genlerinden birinde AS3MT isimli bir nükleotit varyantı (çeşidi) olduğu tespit edildi. Bu mutant gen, Kolombiya ve Peru’daki halkta çok daha düşük oranda bulunmaktadır. Araştırmacıların yaptığı evrimsel analiz, bu mutant genin görülme sıklığının son 10.000 ila 7.000 yıl öncesi arasında arttığını ortaya koydu. Yani bu evrim, son derece yakın zamanda meydana gelmiştir! Bu analizi yaparken, aynı zamanda mumyalaşmış bir insanın saçlarından alınan veriler de kullanıldı.
Dolayısıyla, And Dağları’ndaki bu popülasyonun arseniğe direnç sağlayacak şekilde evrim geçirdikleri gösterilmiş oldu. Bu AS3MT nükleotit varyantı, 10. kromozomda tespit edildi. Bu varyanta dünyanın her yerinde rastlamak mümkün; ancak özellikle Peru, Yerli Amerikalılar, Doğu Asya toplumları ve Vietnamlılar’da görülüyor.
Makele yazarlarının ileri sürdüğüne göre bu yerel adaptasyon, arseniğin aşırı zararlı yapısının yarattığı seçilim baskısı nedeniyle ortaya çıktı. Arseniğin özellikle çocuklarda ve üreme çağındakilerde çok daha olumsuz etkileri olduğu biliniyor. Bu nedenle evrimsel seçilim mekanizmaları arseniği en hızlı şekilde metabolize edebilen gen kombinasyonlarını seçmiş ve diğerlerini elemiş olabilir. Çünkü bu, özellikle antik zamanlarda ölüm ile yaşam arasındaki ince çizgiyi belirliyordu.
 
Kaynak: Phys.org
Facebook Yorumları