Travmatik Anıları Yeniden Yazan Nöronlar

The Death of Marat II Edvard Munch 1907 Kaynak: https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/7/7f/Edvard_Munch_-_The_Death_of_Marat_II_-_Google_Art_Project.jpg

Travmatik tecrübelere dayalı anılarımız ve hafızamız, post-travmatik stres bozukluğu gibi bir takım mental sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Hiç de hafife alınmaması gereken bu tip rahatsızlıklar başka hormonal sorun ve eksikliklerle (veya fazlalıklarla) kombine edildiğinde bir bireyin hayatını mahvedebilir. Şu an için dünya üzerinde yaşayan her üç insandan birinin korku veya stres ile ilişkili bozukluklara maruz kalacağı tahmin ediliyor.

Tüm bunlarla ilişkili olarak yeni bir çalışmada, hücre seviyesinde terapinin uzun süreli veya uzun dönem travma anılarını nasıl iyileştirebileceği gösterildi. Araştırmanın yürütüldüğü EPFL’de (Ecole Polytechnique Fédérale de Lausanne) profesör olan Johannes Gräff, bulgularının travmatik anılara dayalı hatıraların tedavi edilmesinin altında yatacak sürece veya mekanizmaya ilk ışık tutan veriler olduğunu belirtiyor.

Travmatik anılara müdahale etmeyi hedefleyen araştırma alanında uzun süredir bir tartışma konusu olan soru, hatıranın merkezi olan korkunun izlerinin yeni ve aynı anıda güvenliğin sağlanmış olduğu iyi bir hafıza ile veya aynı orijinal korkunun güvenli yönde yeniden yazılması ile baskılanabilip baskılanamayacağı problemiydi.

Tartışmanın büyük bir kısmının sebebi hala nöronların genel olarak hafızayı nasıl kaydettiğini bilmiyor olmamızdan kaynaklanıyordu. Baskılanma konusu harici tutulmasa da araştırmadaki bulgular ilk kez travmatik anıların tedavisinde yeniden yazılmanın önemini ortaya çıkardı.

Bu alandaki araştırmaların hatırı sayılır derecede büyük bir miktarı, beynin travmatik anıları kaydetme kapasitesini düşürmeye odaklanıyor. Ancak bir kısım çalışma ise uzun süreli travmaların hayvan modellerinde de olsa etkisinin azaltılması yolu ile tedavi edilmesi yoluna odaklanmış durumda.

EPFL’den bilim insanları, beyinde bu uzak korku anılarını azaltacak olan beyin aktivitesinin, yine bu hatıraların kaydedilmesini sağlayan nöron grubu ile aynı olduğunu ortaya koydu. Fare denekler ile çalışan araştırmacılar beyinde bu nöronların dentate gyrus adını verdiğimiz hipokampüs bölgesinde olduğunu gösterdi.

Hipokampus bölgesinin korkunun da bir anı olarak kodlanması, hatırlanması ve aynı zamanda azaltılmasından sorumlu olduğu bilinmektedir. Çalışmada kullanılan fareler genetik olarak modifiye edilerek reporter gene genel ismi ile bilinen ve belirli koşullar altında protein sentezleyerek bizlere araştırdığımız koşulların ne oranda ortaya çıktığını veya oluşup oluşmadığını belirten bir genetik sinyal geni taşır hale getirilmişti. Araştırma özelinde bu gen bir flüoresan proteindi ve beyinde nöral aktiviteyi takiben ortaya çıkıyordu.

Uzun süreli korku geliştirme eğitimini egzersiz eden deney hayvanlarını inceleyen araştırmacılar öcelikle dentate gyrus içerisinde bir grup nöronun uzun süreli travmatik hatıraları kaydetmekle görevli olduğunu tespit etti.

Akabinde korku azaltan terapi ile devam edilen deneyden sonra hayvanları tekrar inceleyen araştırmacılar, farelerin beyinlerinde hayvanlar artık korku belirtisi göstermese de travmatik anıların hatırlanmasını sağlayan nöronların bazılarının halen aktif olduğunu gözlemledi. Daha da önemlisi, fareler daha az korku belirtisi gösterse de daha fazla nöronun bu bölge içinde aktif olduğu belirtildi. (Bu deney özelinde bahsi geçen flüoresan proteinin daha fazla nöronda sentezlenmiş olduğu anlamına gelmektedir.)

Devam araştırmasında araştırmacılar, hatırlamayı sağlayan nöronların uyarılabilirliğini düşürdü ve uygulanan terapi sırasında bu farelerin kontrol grubuna oranla daha az iyileşme gösterdiğini yani daha fazla korkuya bağlı travmatik anıların etkisi görüldü ve kontrol grubundaki kadar bu etki azaltılamadı. Bu da bize basit bir biçimde, terapi sırasında orijinal korkunun hatırlanmasının daha iyi iyileşme sağlamakta olduğunu göstermiş oluyor.

Son aşamada, araştırmacılar bu hatırlama sağlayan nöronların uyarılabilirliğini artırdı ve yine terapötik uygulama sırasında bu etkinin oluşturulmasının ardından korkunun azaltılmasında bir artış veya gelişme sağlandı. Yani, korkunun daha iyi miktarda azaltılması da yine dentate gyrus içerisindeki bahsi geçen nöron grubunun aktivitesine bağlı.

Kaynak ve İleri Okuma

Orjinal yazı: Bilimfili

Facebook Yorumları