Otoimmün Bozukluklar ve Psikoz Arasındaki Bağlantı Doğrulandı

Untitled Carl Fredrik Hill 1883 – 1911 Kaynak: http://render.fineartamerica.com/images/rendered/search/print/images/artworkimages/medium/1/untitled-carl-fredrik-hill.jpg

Otoimmün hastalıklar, bağışıklık sisteminin yanlışlıkla sağlıklı hücrelere saldırmasıyla ortaya çıkan hastalık grubudur. Geçmişte yapılan çalışmalar, bir otoimmün hastalığı olan romatoid artrit oranlarının, psikoz sahibi insanlarda genel popülasyona oranla daha düşük olduğunu ortaya koymuştu. Fakat, daha sonra yapılan araştırmalar ise, çölyak hastalığı ve otoimmün tiroid hastalıkları gibi diğer otoimmün hastalıkların; psikoz sahibi insanlarda daha yaygın olduğu bulgusuna ulaştı. Bu durum da bilim insanlarını psikoz ve otoimmün hastalıklar arasında bir bağlantı bulunup bulunmadığını sorgulamaya sevk etti. Ancak birbiriyle çelişkili bulgular, olası ilişkiye dair bir sonuca ulaşmanın zor olduğu anlamına geliyordu.

Bu hastalıklar ve psikoz arasındaki ilişkiye dair söz konusu bu belirsizlik ve alanda da bu yöne doğru ilginin artması, bir grup araştırmacıyı, elde olan mevcut bulguları tekrardan gözden geçirmeye ve bir meta-analiz çalışması yürütmeye yöneltti.

Biological Psychiatry‘de Haziran (2018) ayında yayımlanan çalışmada, konu üzerine yürütülmüş 30 araştırma ve toplamda 25 milyon insandan toplanmış veriler yeniden gözden geçirildi.

Bulgular

Araştırmada, beynin aksine vücudu hedefleyen otoimmün bozuklukların, psikoz gelişimini etkileyip etkilemeyeceğine özellikle dikkat edilmesinin yanı sıra, tip 1 diyabet gibi periferik sistemi etkileyen otoimmün bozukluklara odaklanıldı.

Temel analizler için, romatoid artrit dışında (çünkü- bu hastalığın, psikozla olan ilişkisi bariz biçimde ortaya konulmuştur)  nörolojik olmayan bütün otoimmün hastalıklardan toplanan veriler birleştirildi ve genel olarak, herhangi bir otoimmün bozukluğu olan kişilerin şizofreni gibi psikotik bir bozukluğa sahip olma olasılığının % 40 daha fazla olduğu bulgusuna ulaşıldı.

İkincil analizler için ise, bireysel otoimmün hastalıklar değerlendirmeye alındı. Bu analizler neticesinde de, pernisyöz anemi,  pemfigoidpsöriyazis, çölyak hastalığı ve Graves hastalığı gibi hastalıklarda psikoz geliştirme olasılığının çok daha yüksek olduğu bulgusuna ulaşıldı.

Fakat, romatoid artrit ve ankilozan spondilit için bu olasılık daha düşüktü ve bu da bu bozuklukların koruyucu olduğunu düşündürdü.

Muhtemel Nedenler

Psikoz ve otoimmün hastalıklar arasında bulunan bağlantının altına yatabilecek muhtemel pek çok mekanizma vardır. Psikoz sahibi kişilerin, sağlıklı insanlara kıyasla kanlarında daha yüksek seviyelerde inflamatuvar işaretler gösterdikleri ve bu inflamasyonun, otoimmün hastalıkların çekirdek özelliği olduğu göz önüne alındığında, inflamasyonun muhtemel nedenlerden birisi olduğu söylenebilir.

Fakat romatoid artrit ve ankilozan spondilit de yüksek seviye inflamasyon ile karakterize edilir, dolayısıyla bu durum hastalıklar arasında bulunan negatif ilişkiyi açıklamayabilir. Her ne kadar bütün otoimmün hastalıklar vücudun bağışıklık sistemini aktifleştirse de, kesin tepki hastalığa göre farklılık gösteriyor. Bu da, bireysel otoimmün bozukluklar için neden farklı ilişkiler bulunduğunu bir şekilde açıklama yoluna gidebilir ve inflamasyonun tek mekanizma olmayabileceğini ortaya koyar.

Kapak retraksiyonu, Graves hastalığının belirtileri. / Görsel:Jonathan Trobe/Wikimedia Commons

Öte yandan, otoimmün bozukluklar ve psikoz arasında genetik bir bağlantının bulunuyor olması da muhtemeldir. Esasında, Şubat 2017’de NPJ schizophrenia‘da yayımlanan bir araştırmaspesifik genleriçerisindeki varyasyonların hem şizofreni hem de romatoid artrit ile ilişkili olduğunu ortaya koymuştu. Yani, bir gen varyasyonu bulunan insanlar, şizofreni için risk altındayken, diğer varyasyonlara sahip insanlar romatoid artrit riski altındadır. Bu da romatoid artritin psikoz için neden koruyucu olduğunu açıklayabilir.

Bununla birlikte yanlışlıkla beyin hücrelerine saldıran yeni keşfedilen antikorlar da söz konusu bağlantıyı açıklamaya yardımcı olabilir. Bu tür antikorların, bazı insanlarda, paranoya ve halüsinasyonlar gibi psikotik semptomlara neden olduğu düşünülüyor.

Elbette ki, araştırma bize, otoimmün bozuklukların ve psikozun neden birlikte –beklediğimizden daha sık– ortaya çıktığını söylemiyor, ancak bir ilişkinin var olduğuna dair daha güçlü deliller sağlıyor. Bu kompleks ilişkinin altında yatması muhtemel mekanizmaları daha iyi anlayabilmek adına araştırmalar sürüyor.

Ne Anlama Geliyor?

Peki “Tüm bu bulgular gerçek hayatta ne işimize yarayacak hocam?” sorusunu sorması muhtemel okuyucularımız için cevaplayalım. Her ne kadar psikoz riski, otoimmün hastalık sahibi insanlarda biraz daha artmış olsa da, elde edilen bulgular, doktorların, –özellikle de pernisyöz anemi, Grave hastalığı ve pemfioid gibi– psikozlarla daha tutarlı ilişkiler gösteren otoimmün hastalıkların psikozların erken işaretleri olabileceğini göz önüne alarak, bu hastalıklara sahip hastalarını daha yakından takip etmeleri gerektiğini gösteriyor. Bu önemlidir, çünkü erken müdahalenin psikotik bir bozukluğun ilk aşamalarında insanlar için uzun vadeli sonuçları iyileştirdiği gösterilmiştir.

 

Kaynak ve İleri Okuma

 

Orjinal yazı: Bilimfili

Facebook Yorumları