Anneler, Çocuklarının İsimlerini Neden Karıştırır?

Portrait of Louise-Antoinette-Scholastique Guéhéneuc, Madame la Maréchale Lannes, Duchesse de Montebello, with her Children Baron François Gérard (1814) Kaynak: https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/6/65/Francois_Pascal_Simon_G%C3%A9rard_-_Portrait_of_Louise-Antoinette-Scholastique_Gu%C3%A9h%C3%A9neuc%2C_Madame_la_Mar%C3%A9chale_Lannes%2C_Duchesse_de_Montebello%2C_with_her_Children_-_Google_Art_Project.jpg/419px-thumbnail.jpg

Eğer siz de ailenin tek çocuğu değilseniz, annenizin sizi kardeşinizin ismiyle çağırması durumlarıyla muhtemelen karşılaşmışsınızdır.  Peki, nasıl olur da anneniz sizin isminizi hâlâ karıştırıyor olabilir? Yoksa bu durum, annenizin sizi daha mı az sevdiği anlamına geliyor?

Muhtemelen hayır. Bu konuya dair yürütülen ilk araştırmaya göre, hayatımızdaki en yakın insanların isimlerini yanlış söylememiz; hafızalarımızın, en yakınlarımızın isimlerini sınıflandırma ve depolama işini yanlış yaptığı yaygın bir bilişsel -kısa süreli- hatadır.

Memory and Cognition‘da Nisan ayında yayımlanan çalışma, “yanlış” isimlerin rastgele olarak söylenmediği; bunların, devamlı olarak aynı ilişki havuzundan çıkarıldığı bulgusuna ulaştı. Yani; çocuklar, kardeşler ve arkadaşlar havuzundan. Araştırma, hatanın derin psikolojik öneminin olduğu ihtimalini anlamaya çalışmıyor, ancak araştırmacılardan Duke University’den David C. Rubin; yürüttükleri çalışmanın bizlere kimin grubun içinde kimin grubun dışında olduğunu anlattığını söylüyor.

Araştırma ayrıca, bu grup içerisinde yanlış isim söylemelerin; isimler aynı baş harflere ya da aynı içsel sesleresahip olduğunda ortaya çıktığı bulgusuna ulaştı. Örneğin; Gülin ve Güliz ya da Baran ve Yaman gibi. Bunun yanı sıra insanlar arasındaki fiziksel benzerlik ya da cinsiyet ise bu durum için herhangi bir etki sahibi değil.

Araştırma ekibi, 1700’den fazla insanla beş ayrı ölçek yürüttü. Ölçeklerden bazıları yalnızca üniversite öğrencileriyle yürütülürken, diğerleri karışık bir yaş skalasında uygulandı. Bazı ölçekler, katılımcılardan yakın oldukları bir kişiyi –aile bireyi, arkadaşını ya da “diğer”– başka birisinin ismiyle çağırdıkları bir olayı anlatmaları istendi. Diğer ölçekler ise, katılımcıların kendilerine yakın birisini yanlış bir isimle çağırdıkları zamanları soruyordu. Bütün ölçekler; insanların torun, arkadaş ve kardeşler gibi ilişki grupları içerisindeki isimleri karıştırdığı, ve nadiren de olsa bu sınırları aşan isimlerde de karışıklık yaşayabildikleri bulgusuna ulaştı.

Araştırmacılara göre, yanlış isim söylemenin ardındaki mekanizma, muhtemelen ilişkili kavramlarım birbirini hazırlıyor olmasıyla ilişkili. Örneğin; ben “kaşık” dersem, ilişkili bir kavramı aktifleştiririm ve sizin bir çatalı düşünmeniz olasıdır. Benzer şekilde,  eğer ki bir anne kızını çağırmak isterse, kız kavramı aynı zamanda “oğlu” ile de bağlanır. Dolayısıyla, anne, kızını, oğlunun ismiyle çağırabilir.

Öte yandan araştırmanın bulgularına göre, üniversite öğrencileri de neredeyse yaşlı insanlar kadar bu hatayı yapıyorlar ve kadın ya da erkek fark etmiyor. Ancak yaşlı insanlar ve kadınlar bu hatayı biraz daha sık yapıyorlar, bunun sebebi de büyük baba ya da büyük annelerin, ebeveynlere kıyasla isimleri karıştıracakları daha büyük bir havuza sahip olmalarından ileri geliyor olabilir. Yani bir yanda çocuklar havuzu varken, diğer yanda daha kalabalık olan torun havuzu vardır. Bunun yanı sıra, annelerin babalara kıyasla daha fazla karışıklık yaşamaları, geleneksel cinsiyet normlarından kaynaklı çocuklarının isimlerini daha sık dile getirme durumlarını yaşıyor olmalarından kaynaklanıyor olabilir. Ancak, hataların, kişinin bıkkın, yorgun ya da sinirli olmasıyla alakalı olmadığı bulgusuna ulaşıldı.

Araştırmacılar, sevgilinin bir başkasının ismiyle çağrıldığı standart romantik-komedi durumlarına dair doğrudan bir veri toplamıyor. Ancak, katılımcılar, bu tarz hataları “arkadaş” ya da “diğer” kategorisine koymuş ya da hiç bahsetmemiş olabilirler.  Fakat, araştırmada, genç bir katılımcının kız arkadaşını, kız kardeşinin ismiyle çağırma vakasını yaşadığını belirtiyor.

Ancak araştırmacılar, ölçeklerde, aile bireylerinin birbirlerini bazen alilenin köpeğinin ismiyle çağırdığı vakasının yaşandığını gözlemlediklerini ifade ediyorlar. Fakat ilginç bir biçimde böylesi hatalar kedi isimleri için yaşanmıyor. Bu durumun muhtemel sebebi de kedilere genellikle köpeklerine koydukları kadar kendi isimlerine yakın isim koymadıkları ihtimalinden kaynaklanıyor olabilir. Bu sonuç ayrıca, köpeklerle insanların daha özel bir ilişki kurduklarının bir yansıması olabilir. Onları ailenin bir bireyi gibi görme düşüncesi, kedilere kıyasla köpeklerin isimlerini yanlış isim çağırma durumlarında kullanmanın daha olası hale sokulmasına sebep oluyor olabilir.

Kaynak ve İleri Okuma

  • Russo, F. “Mom, I’m Joey, Not Jennie!” ScientificAmerican. https://www.scientificamerican.com/article/mom-i-m-joey-not-jennie/
  • Samantha A. Deffler, Cassidy Fox, Christin M. Ogle, David C. Rubin All my children: The roles of semantic category and phonetic similarity in the misnaming of familiar individuals Memory & Cognition October 2016, Volume 44, Issue 7, pp 989–999

Orjinal yazı: Bilimfili

Facebook Yorumları